TAHAP Genel Başkanı Sarıoğlu, TAB Aracılığı İle Büyük Yolsuzluklar Yapıldığını Belirterek, Cumhuriyet Savcılarını Göreve DavetEtti.

Türkiye Tarım Hayvancılık ve Arıcılık Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Sarıoğlu, TAB Başkanı Ziya Şahin’in devletin ve milletin hayrına tek iş yapmadığını belirterek, rant kaygısı ile hakkında gerçek dışı iddialarda bulunduğunu vurguladı.
Mustafa Sarıoğlu endüstri balı adı altında vatandaşa zehir yedirilmesine sessiz kalmakla suçladığı TAB aracılığı ile kovan plakalarından, genç çiftçi kredilerine kadar birçok alanda yolsuzluklar yapıldığını öne sürerek, Cumhuriyet savcılarına soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.
Millet ve devletin çıkarını korumak için yaptığı çalışmalar nedeniyle TAB Başkanı Şahin’in kendisine yönelik karalama kampanyası başlattığının altını çizen Sarıoğlu, “ Bütün mesele rant meselesi, rant elden gidecek diye bağırıp bize saldırıyorlar. Eğer biz geçmişte bir zerre devlet ve millete ihanet ederek tek bir ceza aldıysak kamuoyunun önünde söz veriyorum kafama sıkar geçerim” dedi.
Sarıoğlu açıklamasında şunlara yer verdi:
Bizim kimse ile kavgamız yok. Biz milletimizin devletimizle buluşmasının mücadelesini veriyoruz. Bal aromalı şurubu yasaklatan biziz. Esas mesele ranttır, rant ellerinden gidince bağırıyorlar. Konuyu bilmeyen bazı AKP ve MHP li milletvekillerinin de bilgi sahibi olmadan fikir açıklamalarının takdirini kamuoyuna bırakıyorum.
“ RANT ELLERİNDEN GİDİNCE BAĞIRMAYA BAŞLADILAR”
TAB, 29 Aralık’ta yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararnamesine aykırı olarak, arıcılara , 1 lira, 1.5 lira olan plakaları, 9 liraya kadar fahiş fiyatla satmışlardır. Ülkede 8 milyon arı varlığından bahsediliyor satılan plakalar bunun en az iki üç katı. Sosyal yardımlaşmaya ait yapılan projelerde,valilik projelerinde belediyelerin tarımsal daire başkanlıklarının projelerinde verilen boş kovanlara ait bu ülkede plaka satıldı. CİMER ve Tarım Bakanlığı’na giden şikayetler nedeniyle bizlerin talebi ile Tarım Bakanlığı bunu kendi uhdesine aldı. Bu rant ellerinden gidince bunlar bağırmaya başladılar.
Dünyanın her yerinde işletme açma yetkisi sadece devlete aittir. Türkiye’de de tarımsal birleşenlere ait tarımsal işletme açma yetkisi sadece Tarım Bakanlığı’na aittir ve doğrudur. Bakanlığın yaptığı çalışmalardan rahatsız olmaları, ellerinden rantların gitmesi nedeniyledir.
“ DARBE YÖNETİMİ GÖREVDE”
TAB Başkanı iken hukuka kanunlara aykırı şekilde görevden indirildik. Cumhuriyet savcılarına sesleniyorum. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği, kuruluşundan bu yana incelenirse,  mevcut yönetimin darbe yönetimi olduğunu, usulsüz bir şekilde ülke arıcılığını temsil etmeye çalıştıklarını göreceklerdir, gereğini yapmalarını bekliyoruz.
“BİZE KUMPAS KURDULAR”
Yaklaşık 41 davadan yargılanıp beraat ettik, hukuk bize kumpas kurulduğunu tescil etti yaklaşık 20 aydır sahadayız . Biz 14 yıl önce olduğu gibi Türkiye’de tavsiye edilen taban fiyatlarını açıkladık. İnsanlar ilk defa nakit para aldı gözlerinin içi güldü.
TAB’ın düzenlediği toplantıya katılan vekiller bir telefonla Tarım Bakanlığı’ndan, devletin kurumları MİT, emniyetten konuyu öğrenip nereye gittiklerini bilerek açıklama yapsalardı daha iyi olurdu. Bir kere ilke olarak Cumhur İttifakı’nın  olmaması gereken yerde olmazlardı. Bundan önce de muhalefete açıklamalarda bulundular, İYİ Partili  bir milletvekili Meclis’te birliklere operasyon mu yapılıyor diye konuştu.  Bu arkadaşlar ne çabuk saf değiştiriyorlar Siyaseti kendi şahsi çıkarları için kullananlar onlardır.
“ FEDERASYON OLARAK YOLSUZLUKLARIN ÖNÜNE GEÇTİK”
Federasyonumuz üreten yüreklere dokunmuş, milletin devleti ile buluşmasını temin edip, yolsuzlukların önüne geçilmesine sebep olmuştur. Orada bu açıklamayı dinleyen vekiller konuyu araştırıp böyle bir açıklama yapsalar çok daha doğru olurdu. Biz bir tekzip açıklaması yapmalarını bekliyoruz.
“ VATANDAŞI ZEHİRLEYEN, ENDÜSTRİYEL BALA SES ÇIKARMADILAR”
Biz daha sosyal medyada platformken bal aromalı şurubu yasaklattık.. Artık üreten hak ettiği parayı kazanacak, tüketenlerde doğal ürün yiyecek derken karşımıza 2012 yılında aynı STK görevde, aynı şahıslar yönetimdeyken tebliğe fırıncılık adı altında bir cümle ekletip, buradan hareketle bal aromalı şurubun yasaklanmasından sonra, endüstriyel bal izinleri alınarak, sahte balların tüketiciye satıldığını tespit ettik.
Endüstriyel bal iznini veren Tarım Bakanlığı, 2012 yılında bakanlık görüş almak için TAB’ı çağırdı, bunların bu iş olmaz diye bir tek itirazları olmadı, dolayısı ile vatandaşların endüstriyel balla zehirlenmesi suçuna ortak olmuşlardır.
Endüstriyel bal glikozdan üretilen kanserojen maddedir. Dünyada kullanımı tamamen yasaklanmıştır, Türkiye’de gıda terörü buradan başlıyor. Arısız tarım olmazsa, arıcıyı temsil ettiğini söyleyen insanlar, nasıl milletin zehirlenmesine sessiz kalıyorlar bunu da kamuoyunun taktirine bırakıyorum. Adamlar,bal kavanozlarının üstüne gözle görülmeyecek kadar küçük bir yazı ile  endüstriyel çiçek balı, çam balı yazmış. Vatandaşımız pandemide şifa olsun diye bal aldığını sanıyor ama bu ürünün balla bir alakası yoktur.
Kamuoyunun dikkat etmesi gereken konu, 14 yıl boyunca susan STK, neden TAHAP kurulduktan sonra kapı kapı gezip, berat ettiğimizi dile getirmeden hakkımızda suçlamalarda bulunarak, çare arama derdine düştü? Bunu da kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
“ENDÜSTRİYEL BALI DA YASAKLATACAĞIZ”
Şimdi endüstriyel balın yasaklanması için de harekete geçtik.Allah’ın izni ile yakın zamanda Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuyla ilgili gereken açıklamayı yapacaktır.
Bu STK kendisini devletten büyük mü sanıyor? Bu arkadaşlar, Tarım Bakanlığı’na da cephe açıp devleti küçümseyerek hareket ediyorlar. Konuya ilişkin Cumhurbaşkanlığı genelgesi açıktır, Tarım Bakanlığı’nın tebligatına da TAB uymamış fahiş fiyata arıcılara plaka satmaya devam etmiştir.
“ DOĞRU TEKTİR, YIKILMAZ”
Buradaki esas mesele şudur, temsil ettikleri tabanın sorunlarını çözme yeteneğini kaybeden STK’larla ilgili devletin gerçekleri görüp,  harekete geçmesini sağlayan kişilere karşı karalama kampanyaları düzenliyorlar ancak doğru tektir ve yıkılmaz.
“ CİDDİ YOLSUZLUKLAR YAPTILAR. DEVLETİN KAYBI 300 TRİLYONA YAKIN”
Devletin kurumları var, plaka ile ilgili gereken denetlemeler yapılmaktadır .Gerek sahte balda,  gerek plakalarda  ve onların söylemediği Genç Çiftçiler Projesi ile ilgili ciddi yolsuzluklar yapılmıştır. Burdan devletin kaybı 300 trilyon liraya yakındır. Geçmişte bize kumpasla karalayan  bu kişilerin mal varlıklarının incelenmesi ve hukuksuzlukların takibinin yapılmasını takip ediyoruz.
“ DEVLET VE MİLLET SOYULDU”
Genç Çiftçi Projesi ile ilgili son bir iki yıldır devlet STK’lara güvenerek, malzeme alımları ile ilgili yetki verdi. Arıcılar Birliği’nin açıkladığı firmalardan başka yerden malzeme alamıyorsunuz. Birlikler vergilerden muaftır, bu insanlardan kdv parası diye para alınmıştır.. 3 milyonluk bal sağım makinası, 8 milyar diye faturalar kesilerek, devlet millet soyulmuştur. Bu konularla ilgili acilen denetleme yapılıp, sorumluların acilen yargı karşısına çıkarılması konusunda ısrarcı ve takipçisiyiz.
“ 14 YIL BOYUNCA DEVLETİN VE MİLLETİN HAYRINA TEK İŞ YAPMADILAR”
14 yıl boyunca devletin ve milletin hayrına tek bir iş yapmayan bu kişilerin yanına milletvekillerini de alarak yaptıkları açıklamaları ibretle izliyorum.  Kendisini aday gösterip, milletvekili yaptıran Cumhurbaşkanı’nın genelgesini yok sayarak, bunlarla ortak hareket eden milletvekilleri konusunda Sayın Erdoğan’ın gereğini yapacağına inancım tamdır.
“ TEK CEZA ALDIYSAM, KAFAMA SIKAR GEÇERİM”
Eğer onların iddia ettiği gibi biz geçmişte bir zerre devlet ve millete ihanet ederek, tek bir ceza aldıysak, kamuoyunun önünde söz veriyorum kafama sıkar geçerim. Yaptığımız iş ortadadır. Biz Türkiye’nin her bir köşesinde, “ Bizim sesimiz olun” diyen insanların tamamının isteklerini bakanlığa, bürokratlara ulaştırdık. Devlete, millete ve arıcılara yanlış  yapan biz miyiz, yoksa onlar mı? Kamuoyunun taktirine bırakıyorum.
Beğendiyseniz, lütfen paylaşın.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir