Muharrem İnce konusunda sert bir dil kullanmamalıyız!

Eyüpsultan’ın ve CHP’nin duayen siyasetçilerinden Memet Sevim, Medya Haliç’e yaptığı özel açıklamada CHP’den ayrılarak kendi partisini kuran Muharrem İnce ile ilgili görüşlerini dile getirdi. Muharrem İnce’nin CHP gençlik kollarından yetiştiğini ve partide çok önemli görevler aldığını vurgulayan Memet Sevim, “Türkiye’nin şu koşullarında karşı cephenin çok fütursuzca saldırdığı bir ortamda güçleri bölmesini doğru bulmuyorum. Bunu doğru bulmazken de şunu da söylüyorum sonuçta Muharrem Bey bir karar vermiştir, bir parti kurmuştur onun peşinden gidecek arkadaşlarda bizim yol arkadaşlarımızdır, dilimizi doğru kullanmalıyız”  dedi. Memet Sevim şunları kaydetti:
Yani şöyle söyleyeyim Türkiye’de parti içi demokrasi daha doğrusu siyasi partiler kanunu değişmediği sürece siyasi partilerde doğal olarak bu tür ayrışmalar oluşacaktır. Ona bakarken AKP’de de Sayın Davutoğlu, Sayın Babacan ayrıldılar ve parti kurdular, MHP’den Meral Akşener ayrıldı parti kurdu bunların tamamına baktığımızda alt kodları farklı olsa bile ama kamuoyuyla paylaştıkları partide ideolojik anlamda anlaşamadıkları iddiası. Tabii ben burada Muharrem Bey’in parti kurmasının Muharrem Bey gibi birinin partinin gençlik kollarından gelmiş bir arkadaşımızın böyle bir süreçte ve Türkiye’nin şu koşullarında karşı cephenin çok fütursuzca saldırdığı bir ortamda güçleri bölmesini doğru bulmuyorum. Bunu doğru bulmazken de şunu da söylüyorum sonuçta Muharrem Bey bir karar vermiştir, bir parti kurmuştur onun peşinden gidecek arkadaşlarda bizim yol arkadaşlarımızdır, dilimizi doğru kullanmalıyız.
Hem genel merkezimiz hem il yöneticilerimiz hem ilçe yöneticilerimiz hem ilçe yöneticilerimiz hem parti üyelerimiz çok doğru bir dil kullanmalıdır. Unutulmasın ki yarın ikinci turda Muharrem Bey’in de kadroları bize lâzımdır. Ama onları bugünden kırarsak sert bir dil kullanırsak yarın aynı noktada buluşamayız unutmayın ki İstanbul’u on dört bin oyla kazandık. Sekiz yüz bini bıraksınlar. Yani on dört bin oyla kazanmasaydık ikinci seçim olmayacaktı, onlar kazanmış olacaktı. Ne kadar önemli olduğunu söylemek istiyorum. Tabii burada bir şeyi çok içime dert olduğu için hiçbir yere söyleyemedim burada söylemek istiyorum. Israrla sağ basın ve karşı cenah Muharrem Bey çok başarılı bir seçim kampanyası götürdüğünü, %30 oy aldığını, partinin %22 aldığını bu tespit doğru bir tespit değil Ekmeleddin İhsanoğlu’na ne MHP çalıştı ne CHP çalıştı Ekmeleddin İhsanoğlu’na ne bir kampanya yaptık ne bir çadır kurduk ne ciddi mitingler yaptık %38 aldı. Yani o karşıtlık üzerinden alınan bir oydu yani AKP karşıtlığı üzerinde muhalefetin birleştiği bir oydu. İkinci planda şuna bakmamız lâzım Muharrem Bey %30 aldığında %23 CHP almıştı yani milletvekilliği oyu %23’tü ama HDP %12 aldığında Demirtaş %7 almıştı. Yani insanlar geldi HDP’ye oy verdi ama AKP’nin karşısında en güçlü aday Muharrem İnce diye oy verdiler. İyi partiye bakın ben meydanda gördüm, %10 civarında on buçuk civarında parti olarak oy aldı ama Meral Hanım sekiz aldı. Oradan da iki puan geldi. Onları koyarsanız zaten o fark oradan geliyor. Yani özel bir oy değil. İkisini yan yana getirdiğimizde diyebilirsin ki Ekmeleddin İhsanoğlu ve MHP ittifakı vardı MHP’nin Türkiye o zaman ki oyu %38’di, hepsini vermiş olsalar 38 oluyordu. Ekmeleddin Bey de 38 aldı bugün de Meral Hanım var. Yani o kişisel başarı değildi. Kim olsa o oyu alırdı ama burada bunu derken de Muharrem Bey bir şey değildir bir başarısı yoktur anlamında söylemiyorum değeri vardır bizim yoldaşımızdır, kardeşimizdir, abimizdir bir yanlış iş yapmıştır. Ben umarım bir süre içinde dönecektir, onu kapatacaktır. Saygı duymak lâzımdır, başarılar diliyoruz. Ama Millet İttifakında buluşmak üzere başarılar diliyoruz.
Beğendiyseniz, lütfen paylaşın.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir