Hakan Hapcıoğlu – Mirasyedi Politikaları

MİRASYEDİ POLİTİKALARI

 

    Şimdi, bu satırlarımı okuyanların büyük bir kısmı bana kızacaklar. Valla istediğiniz kadar kızın, ama bir gerçek var ki; “ Gerçekler acıtır”…
    Türk Lirası tarihin en düşük değerli günlerini yaşıyor. Ekonomik kriz bir yandan, salgın hastalık baskısı diğer yandan milletin canı burnunda. Bir esnaf televizyonda konuşuyor: “Ben 18 yaşımdan beri çalışıyorum ve vergi veriyorum, bu devlet kısıtlamada bana bakamıyorsa bu vergileri benden neden alıyor?”
    Yalan mı?
    Bütün dünyanın yaptığını biz neden yapamıyoruz?
    Sebebi basit, yanlış ekonomik politikalar.
    Bizim ekonomik politikamız babaları ölen, mirasını satıp yiyen, mirasyedi evlatlara benziyor. Mallar bitince ev de satışa çıkacak.
    Bir ülkenin kalkınması üretimle ve ürettiğini satmakla olur. Ürettiğimiz malları yurtdışına satamadığımız sürece zarardayız demektir. Hele hele üretim yapılan yerleri, fabrikaları, tarlaları satmak, parasını har vurup harman savurmak ekonomik politika değil, mirasyedi politikasıdır.
    Bu politikaları çok yakınımızda kendi belediyelerimizde bile görüyoruz. Asıl işleri halkına hizmet etmek olan belediyeler bile ellerindeki arsaları satarak veya borçlanarak bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Üstelik yapılanlar hizmetten çok gelecek seçimlerde tekrar seçilebilmek için oy yatırımı olmaktan ileri gidemiyor. Bunun yanında, parti ayırt etmeden söylüyorum, üst makamlarındaki yöneticilerinden aldıkları talimatlar doğrultusunda, sadece kendilerinin değil, onların da koltuklarını korumak için vatandaşa hiçbir faydası olmayan işler yapılıyor.
    Tabii bunların yanında akraba, kardeş, eş, dost, arkadaş kayırmaları yok mu? Elbette var. Bu kayırmaların en yakınınızdaki belediyelerde bile yapıldığını herkes bilir. Sadece çıkarı olanlar toz kondurmazlar ve şiddetle karşı çıkarlar. Örnek mi istiyorsunuz? Etrafınıza bir bakın.. İhalesiz verilen işleri acaba kimler yapıyor?