Ferzan Özer haklı çıktı

Ferzan Özer haklı çıktı

Geçtiğimiz günlerde Medya Haliç gazetemize manşet haber olarak yer alan, Cumhuriyet Halk Partisi büyük kurultay delegesi ve geçmiş dönem CHP belediye başkan adayı olan  Ferzan Özer’in yaptığı açıklamalarda haklılığı bir kez daha ortaya çıktı. Ferzan Özer’in sorumuz üzerine maske ve dezenfektan’ın belediyeler  tarafından  dağıtılması gerektiğini vurgulamış, dağıtımın PTT veya Kızılay eliyle yapılamayacağını belirtmişti.
Aynı konu 25 Kasım 2020 Çarşamba akşamı Haber Türk  TV’ de yapılan bir açıkoturumda konu oldu. Sözcü Gazetesi’nden deneyimli gazeteciler Deniz Zeyrek ile İsmail Saymaz da bu konuya değinerek pandemi sürecinde maske ve dezenfektanların belediyeler tarafından vatandaşa dağıtılması gerektiğini vurguladılar.
Yaşadığımız süreç içerisinde, Hükümetin açıkladığı gibi PTT ve Kızılay bu dağıtımları yapamamıştı.
Sorumuz üzerine Ferzan Özer’de şu cevabı şöyle vermişti:
  Yerel yönetimle merkezi yönetim uyumlu çalışmalıdır. Çünkü belediye başkanını halk direk ismiyle seçtiği için, çok iyi tanır. Mesela pandemide bunun örneğini yaşadık. Halka çabuk ulaşmak istediğiniz zaman belediye eliyle ulaşabilirsiniz. Kızılay ve PTT ile ulaşamazsınız. Maske ve kolonya dağıtımını belediyeler çok rahat yapabilirdi. . Aynı zamanda belediyelerin sağlık birimlerinde korona testi de yapılabilirdi. Merkezi yönetimle belediyeler uyumlu çalışılmadığı için büyük bir sıkıntı yaşandı. Korona virüsten entübe olan hastaların Türkiye’ye genelinde yüzde 60’ı İstanbul’da yaşıyor. İBB Başkanı merkezi yönetimden randevu dahi alamıyor. Dolayısıyla bunlar çok büyük bir sorun haline geliyor.
Ferzan Özer, bundan sonra ne olur? Şeklindeki sorumuzu da şöyle yanıtladı:
Merkezi Hükümet’in en az 20 gün kısıtlama yapması gerekiyor. Bu olmazsa korkarım, ölü sayımız 100 bini geçer. Burada önemli noktalar var. Mesela belediyelerin yaptığı yardımların serbest bırakılması gerekiyor. Ayrıca devlet, bu kısıtlamada elektrik, su, doğalgaz gibi ödemelerde vatandaşa destek olmayacaksa belediyelerin askıda projelerine destek vermesi gerekiyor. Bu hastalığın toplu taşımayla bulaştığı artık meydanda. Eğer ki kısıtlama yapılmayacaksa, metrobüs ve otobüslerdeki kalabalığı azaltmak için kapalı olan okulların servisleri kullanılabilir. Hem servisçiler kazanır, hem de vatandaşlarımız işlerine kalabalık araçlarda gitmek zorunda kalmaz, hastalık kapmaktan da kurtulurlar.
Beğendiyseniz, lütfen paylaşın.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir