Deniz Köken: Eyüpsultan mutlu bir şehir olsun diye çalışıyoruz..

Deniz Köken: Eyüpsultan mutlu bir şehir olsun diye çalışıyoruz

Ak Parti Eyüpsultan Belediye Başkan Adayı Deniz Köken, Medya Haliç’e özel bir röportaj verdi. Deniz Köken bazı projeleri ile ilgili kısa bilgiler verirken bazı projelerinin ise ilerleyen günlerde açıklayacağını söyledi. Deniz Köken “Eyüpsultan mutlu bir şehir olsun diye çalışıyoruz. İnsanları iyi ki burada yaşıyorum” dedirtmemiz lazım diye konuştu.

Medya Haliç: Belediyeciliğe başlamadan önce 10 sene kadar başka alanlarda çalışma hayatınız var. Sonrasında neden belediyecilik?

Deniz Köken: “Bankacılık yaptığım yıllarda aynı zamanda siyaset de yapıyordum. 1989-1994 yılları arasında ben burada İlçe Başkan ve Gençlik Kolları Başkanlığı yaptım. Bu  sırasında partim meclis üyesi adayı olmalısın dedi, ben de oldum. Talep üzerine meclis üyesi adayı oldum. Meclis üyesi olunca da başkan yardımcısı oldum, sonrasında bankadan istifa ettim. Ondan sonraki süreç, insana hizmet noktasında önemli bir yer. Çünkü, hizmet noktasında  İnsana nasıl ulaşılabiliyorsa, insana hizmet etmek için siyaset yapıyorsak, amacımız buysa, yerel seçimlerde vatandaşa en yakın noktada bunu değerlendirelim dedik. Girdikten sonraki süreçte gördük ki, bizim işimiz buymuş. Çünkü belediyecilikte sabah yaptığını akşam görürsün, ya küfür yersin, ya dua alırsın, akşam yaptığını da sabah görürsün. Bunun için eksikse, eksiği farkedersin. Bu dokunmatik  bir mekanizma olduğu içinde çok canlı, hem stresli ama bir o kadar da iyi bir yapı.

Bir örneğini vereyim. Gaziantep’te ortaokul çocuklarına “Bir dilek tut” kampanyası yapıyorum. Herkes bir şey istesin yazsın dedik. Bir tanesi babasının mezarının yapılmasını istiyor, bir tanesi hiç İstanbul’u görmemiş, tabii çocuk dünyası. Bunların hepsine birşeyler yapıyoruz. Bir tanesi de ders çalışacak oda istiyorum demiş. Araştırdık, 7-8 kardeş, tek bir oda. Gece ders çalışabiliyormuş. Düşünebiliyor musunuz, çocuk ders çalışacak oda istiyor. Kurs merkezlerimizin desteğiyle, ders çalışma odalarının ve kütüphanelerin sayısını arttırdık, yatırım yaptık. O çocuk bu sene Cerrahpaşa Tıp Fakültesini kazandı. Bir lamba, bir masa sandalye göndermekle iş çözülmüyor. Gördünüz mü olay nereden nereye geldi. 4 sene önce bir olaya ciddi bakıyorsunuz, 4 sene sonra karşınıza bir başka şey çıkıyor. İhmal ederseniz bunun tersi de çıkabilirdi.

Geçen hafta bir ev toplantısına gittim. Herkes bir şey istiyor. Küçük çocuğa sen ne istiyorsun dedim, piyano istiyorum dedi. Bir yıldır sıra bekliyoruz, piyano kursu sırası bize gelmedi dedi. 4. Sınıf talebesi. Seneye sınavlara girecek. Yani piyano öğrenmesi için iki senesi var. Bu durumda senin işini sonra çözeceğim deme şansımız yok. Bizim bazı işlerimiz var ertelenemez, bazı işlerimiz zamana bırakılabilir.  Piyanoyu okuluna vereceğiz, kursunu da açacağız.

Bütün bunları değerlendirirken komplike bakmak lazım. Her insan bizim için değerlidir. Bir kere insan odaklı çalışıyor olmamız lazım. Genci yaşlısı, kadın erkek, Allah insanı eşit yaratmış. Kuran-ı Kerim’de Allah “Ey İnsanlar” diyor. Ey gençler, ey yaşlılar demiyor, ey gruplar, devletler, cemaatler de demiyor. Bu kavramı kafamızda doğru oturtmamız lazım.  Bu mihval üzerine bakarsak da şehirciliği böyle algılıyorum. Burada 400 bin insan yaşıyorsa tamamına nasıl hitap ederim, iyi ki bu mahallede, iyi ki bu şehirde yaşıyorum dedirttiririz, buna bakmamız lazım. Yaşanabilir, ulaşabilir, kolay bir şehir algılamasını yapmamız lazım. Hizmetlerimizi doğrulaştırıp, doğru hizmetleri yaparken de oradan doğru cevap almamız lazım. Bu konuda medya çok önemli. Bu şehirde sistem otursun, bizden sonra da doğru işlesin. Ben başkan yardımcılığını bırakıp Antalya’ya gittiğimde 15 yaşında olan çocuk bugün 30 yaşında. Bu yüzden bizim bulunduğumuz döneme doğru damga vurmamız lazım. Herkesin yaptığını ben de yaparım demek yanlış. Böyle yapmayalım. Şehrin analizini yapmamız, bir doktor gibi bakmamız lazım. Cumhurbaşkanımız bu yola çıkarken ne demişti? Kimsesizlerin kimi olmak. Bunu hayata geçirmemiz lazım. Cumhurbaşkanımız geçirdi, bizim şehircilik anlayışımızda da geçirmemiz lazım. Biz mutlu bir şehir olsun diye uğraşıyoruz, bunun için ne lazımsa bunları ortaya koyacağız.”

Medya Haliç: Başlıklar halinde projelerinizi öğrenebilir miyiz?

Deniz Köken: “Eyüpsultan Bölgesini ayrı, Alibeyköy Merkezi ayrı, Tepeyi de ayrı düşünmemiz lazım, Kemer Göktürk bölgesini de katarak Eyüpsultan’ı dörde bölmemiz lazım. Yeşilpınar Akşemsettin, Çırçır yaklaşık 150 bin kişinin yaşadığı büyük bir havzaya ortak neler yapılabilir? Yeşilpınar’da eski minibüs duraklarının olduğu yere şehir parkı yapılacak. Eyüpsultan Merkezini yaşanabilir hale getirmek için, insanların yaşam kalitesini arttırmak lazım. Meydan düzenlemesini yaptıktan sonra bu şehre bir müze kazandırmamız lazım. Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet sonrasını birbirine geçişken yaparak, çok modern bir müzeyle ilgili çalışmalarımız var. Alibeyköy’e Balkanları andıran küçük bir müze yapmak lazım.

Bunun yanında Kemer Göktürk Bölgesi, köyler ve havaalanı da işin içine girince o bölgeyi de, bu bölgenin ticaretine katkısı olacak bir yapıya kavuşturmamız lazım. Mesela bir köyü organik bir köy yapabilir miyiz?, Bir köyü gençlik kampı merkezi yapabilir miyiz? Artık mahalle olarak geçiyorlar ama buralardaki toprağın işlenmesi lazım. Mesela hobi bahçeleri yapabiliriz. İnsanlar buralarda toprakla uğraşabilirler.”

Medya Haliç: Eyüpsultan Camisi olmasa insanlar Eyüp’e hiç gelmeyecekler. Eskiden Feshane etkinlikleri vardı. Trafiği karıştırsa da, ziyaretçisi çok olduğundan esnafa büyük faydası vardı. Ramazanlarda artık sönük geçiyor.  Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Deniz Köken: “Öncelikle ihtiyaçları sıralamamız lazım. İnsanlar buraya ilk olarak otopark sorunundan dolayı gelmiyorlar. İkinci olarak camiden çıktıktan sonra bir etkinlik yok hemen arabaya binip gidiyorlar. Ramazan’da iftar yapılacak alanları doğru oluşturmamız lazım. Bundan sonra Ramazan’da havalar da soğuyor. Soğuk havalarda kapalı mekanı tekrar nasıl oluşturulacağız, meydana mı yapalım, meydana yakın bir yere mi yapalım? Bu konu üzerinde çalışıyoruz, çünkü seçimi kazanırsak inşallah, seçimin hemen arkasından mayıs ayında Ramazan gelecek. Bu bizim için birinci büyük sınav olacak. Buradaki esnaf ramazana güvenerek iş yapıyor ve yaklaşık 3 aylık kirasını buradan karşılıyor. Caddeyi yukarıya doğru yaşanır yapmamız lazım. Caddeye girdiğinizde oturacak yer bile yok, mekan yok. Kiraların çok yüksek olmasından dolayı, herkesin çok yüksek kazanmak istemesi üzerine kurulu bir sistemde ticaret olmuyor. Kiralar aşırı yükselince kiracı çıkıyor, dükkan aylarca boş kalıyor. Altın yumurtlayan tavuğu kesmeye benziyor. Bunu bire bir toplu halde mülk sahipleri ile görüşerek çözmemiz lazım.

Medya Haliç: Turist konusunda Antalya ve diğer görev yaptığınız illerdeki  tecrübelerinizi nasıl yansıtacaksınız?

Deniz Köken: “ Antalya’da turistlere hanutçuluk vardı, dolandırıcılık vardı, hepsini düzelttik. Bir de Erzurum’u düşünün . 52 Ülke, 5 bin sporcu geldi. Tüm restoranları eğitime aldım. İnsanlara İngilizce, “Hoşgeldiniz, ne istersiniz” gibi basit konuşmayı öğretelim diye kurs açtık. Sağlık kontrollerinden tutun, yabancı dile kadar bir çok çalışmalar yaptık. Şimdi hepsi orada bunun ekmeğini yiyorlar, bir seviye atladılar. Müşterine saygı duyacaksın. Garson İngilizce bilecek. Burada da kurs açacağım. Herkes birer garsonunu gönderecek. Arapça ve İngilizce öğrenecekler.

 

Beğendiyseniz, lütfen paylaşın.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir